TURKULİ-LAZURİ LEKSİK̆ONİ (U)
TÜRKÇE-LAZCA SÖZLÜK
u
uc: k̆unʒ̆uli
ucuz: epi, ucuzi
ucuzlamak: (ucuz hale gelmek) ocuzanu, epumu
ucuzluk: epoba
uçak: putxa
uçmak: (kanatlarak uçmak, aniden şiddetlice sinirlenmek) yoputxu, yeputxu
uçmak: (uçurtmak) oputx(in)u, goputxu
(uçmak, uçuvermek: amaputxu
kuş pencereden uçtu (kaçtı)/k̆vinçik pencereşen amaputxu)
(uçmak, uçuvermek: gamaputxu
tavuk kümesten uçtu/kotumek okotumaleşen kogamaputxu)
(yukarıdan aşağıya uçmak: gelaputxu
güvercin çatıdan uçtu/t̆orocik ç̆erişen kogelaputxu)
(ön istikametten uçmak, yerden uçarak atlamak: goʒ̆aputxu
arı önümden uçtu/but̆k̆ucik (ʒ̆oxle çkimişen) goʒ̆amiputxu)
(bir şeyin üzerine atlamak, uçmak: geşaputxu
horoz adamın üzerine atladı/mamulik k̆oçis kogeşaputxu)
(bir şeyin üzerine atlamak, üzerinden atlamak: gejaputxu
güvercin fındığa uçtu/t̆orocik txiris kogejaputxu
kuş kafamın üzerinden uçtu/k̆vinçik ti çkimişen kogejamiputxu)
(kapalı bir yere uçmak, derin bir yere uçarak atlamak: doloputxu
kelebek suya uçmuş/parpalik ʒ̆k̆aris kodoloputxeren)
(yerden yukarıya doğru uçmak, kanatlanmak, uçmak, insanın aniden aşırı sinirlenmesi, uçma girişimi, kızmak, köpürmek, aşırı derecede kızmak: yeputxu
tavuk çitten uçmuş (atlamış)/kotumek t̆ik̆şarişen keputxeren)
(aşağıdan yukarıya doğru uçmak: eşaputxu
arı uçuvermiş (uçmuş)/but̆k̆ucik keşaputxeren)
(yandan uçmak, yanlamasına uçmak: elaputxu
sinek uçmuş/mç̆acik elaputxeren)
(ön tarafından uçmak, ön taraftan uçmak, aşağıdan yukarıya doğru uçmak: eʒ̆aputxu
horoz bana ön tarafımdan uçtu (saldırdı)/mamulik eʒ̆amiputxu)
(araya doğru uçmak: goşaputxu
horoz bahçenin içine doğru uçtu/mamulik ofut̆es kogoşaputxu)
(önüne doğru uçmak, paralel istikamette uçmak: goʒ̆aputxu
gündüzleyin rakanokvaçxe’de giderken önümden atmaca uçtu/dğaleri rak̆anok̆vaçxes mevit̆işi sifterik kogoʒ̆amiputxu)
(kapalı bir yere doğru uçmak, üzerinden uçmak, tümsekten uçmak: mejaputxu
tavuk bostana uçtu (atladı)/kotumek getasules komejaputxu)
(yan taraftan uçmak, arka taraftan uçmak: mok̆aputxu
karşıki kuş uçtu (karşı tarafa doğru uçtu)/meleni k̆vinçik komok̆aputxu)
(üzerinden uçmak: mojaputxu
(tarla) kazarken üzerimden kuş uçtu/pxaçkupt̆işi k̆vinçik komojamiputxu)
uçurum: kirke
uçurum: (dipsiz uçurum) lak̆ada
ufacık: (aşırı derecede ufak) ʒ̆orʒ̆ola
ufakça: (özentili) mç̆ipaşa
ufak tefek: çoçok̆i
ufalamak: oçunçolu
ufalmak: (pörsümek, kuru hale gelerek kötüleşmek, kabuğuna çekilerek ufalmak veya küçülmek) oxruk̆u
uğramak: (gitmek, varmak) mextimu
uğramak: (geçivermek, seni geçti) golagilu
uğraşmak: obodu
uluslar arası: oirkiane
umarım: bolaki
ummak: (zannetmek, beklentide bulunmak) meşvenu
umurumda değil: va monç̆els
umurunda: onç̆els
umurunda değil: va onç̆els
umurunda olmak: (enterese etmek) gonç̆elu, monç̆elu
umut: (beklenti, istek) medi
un: mkiri
unutmak: goç̆k̆ondu
unutulmaması gereken: (unutulmayacak) ugoç̆k̆ondinoni
unutulmamış: (unutulmayan, unutmadan) ugoç̆k̆onde
usta: usta, moxele
ustura: skuafi
utanç: oncğoro
utanmak: (utanma bilmek) oncğoroş oçkinu
utanmak: (mahçup olmak) oncğoroş oqopumu
utanmaz: (arlanmaz) uoncğore
uyandırmak: gok̆uʒxinu
uyanmak: gok̆uʒxu
uyarmak: nok̆uʒxinu
uydurmak: (palavralara eklemek) udgu
uydurmak: (uydurmak veya benzerini yapmak, taklit etmek suretiyle benzerini yapmak, deneme yanılma yoluyla uydurmak) muçkvinu
Anahtarı uydurup kapıyı açmışlar/K̆ila muçkvinerenan do nek̆na kogonʒ̆k̆erenan.
uygun: moxva
uyku: nciri
uyku küpü: (çok fazla uyuyan, uyku bağımlısı) ncirişguda
uykusuz: unciru
uymak: (cansız varlıkların birbirine uyması) ok̆oxtu
uysal: sefala
uyu: inciri
uyuklamak: (oturduğu yerde uyuya kalmak) oliru
uyumak: onciru
(içeride uyumak, sırt üstü uyumak: amanciru
odanın içinde uyumuş/odas amancireren)
(dışa doğru uyumak, geç saate kadar uzunca süre uyumak: gamanciru
berek gale gamacans/çocuk dışarıda uyuyor)
uc: k̆unʒ̆uli
ucuz: epi, ucuzi
ucuzlamak: (ucuz hale gelmek) ocuzanu, epumu
ucuzluk: epoba
uçak: putxa
uçmak: (kanatlarak uçmak, aniden şiddetlice sinirlenmek) yoputxu, yeputxu
uçmak: (uçurtmak) oputx(in)u, goputxu
(uçmak, uçuvermek: amaputxu
kuş pencereden uçtu (kaçtı)/k̆vinçik pencereşen amaputxu)
(uçmak, uçuvermek: gamaputxu
tavuk kümesten uçtu/kotumek okotumaleşen kogamaputxu)
(yukarıdan aşağıya uçmak: gelaputxu
güvercin çatıdan uçtu/t̆orocik ç̆erişen kogelaputxu)
(ön istikametten uçmak, yerden uçarak atlamak: goʒ̆aputxu
arı önümden uçtu/but̆k̆ucik (ʒ̆oxle çkimişen) goʒ̆amiputxu)
(bir şeyin üzerine atlamak, uçmak: geşaputxu
horoz adamın üzerine atladı/mamulik k̆oçis kogeşaputxu)
(bir şeyin üzerine atlamak, üzerinden atlamak: gejaputxu
güvercin fındığa uçtu/t̆orocik txiris kogejaputxu
kuş kafamın üzerinden uçtu/k̆vinçik ti çkimişen kogejamiputxu)
(kapalı bir yere uçmak, derin bir yere uçarak atlamak: doloputxu
kelebek suya uçmuş/parpalik ʒ̆k̆aris kodoloputxeren)
(yerden yukarıya doğru uçmak, kanatlanmak, uçmak, insanın aniden aşırı sinirlenmesi, uçma girişimi, kızmak, köpürmek, aşırı derecede kızmak: yeputxu
tavuk çitten uçmuş (atlamış)/kotumek t̆ik̆şarişen keputxeren)
(aşağıdan yukarıya doğru uçmak: eşaputxu
arı uçuvermiş (uçmuş)/but̆k̆ucik keşaputxeren)
(yandan uçmak, yanlamasına uçmak: elaputxu
sinek uçmuş/mç̆acik elaputxeren)
(ön tarafından uçmak, ön taraftan uçmak, aşağıdan yukarıya doğru uçmak: eʒ̆aputxu
horoz bana ön tarafımdan uçtu (saldırdı)/mamulik eʒ̆amiputxu)
(araya doğru uçmak: goşaputxu
horoz bahçenin içine doğru uçtu/mamulik ofut̆es kogoşaputxu)
(önüne doğru uçmak, paralel istikamette uçmak: goʒ̆aputxu
gündüzleyin rakanokvaçxe’de giderken önümden atmaca uçtu/dğaleri rak̆anok̆vaçxes mevit̆işi sifterik kogoʒ̆amiputxu)
(kapalı bir yere doğru uçmak, üzerinden uçmak, tümsekten uçmak: mejaputxu
tavuk bostana uçtu (atladı)/kotumek getasules komejaputxu)
(yan taraftan uçmak, arka taraftan uçmak: mok̆aputxu
karşıki kuş uçtu (karşı tarafa doğru uçtu)/meleni k̆vinçik komok̆aputxu)
(üzerinden uçmak: mojaputxu
(tarla) kazarken üzerimden kuş uçtu/pxaçkupt̆işi k̆vinçik komojamiputxu)
uçurum: kirke
uçurum: (dipsiz uçurum) lak̆ada
ufacık: (aşırı derecede ufak) ʒ̆orʒ̆ola
ufakça: (özentili) mç̆ipaşa
ufak tefek: çoçok̆i
ufalamak: oçunçolu
ufalmak: (pörsümek, kuru hale gelerek kötüleşmek, kabuğuna çekilerek ufalmak veya küçülmek) oxruk̆u
uğramak: (gitmek, varmak) mextimu
uğramak: (geçivermek, seni geçti) golagilu
uğraşmak: obodu
uluslar arası: oirkiane
umarım: bolaki
ummak: (zannetmek, beklentide bulunmak) meşvenu
umurumda değil: va monç̆els
umurunda: onç̆els
umurunda değil: va onç̆els
umurunda olmak: (enterese etmek) gonç̆elu, monç̆elu
umut: (beklenti, istek) medi
un: mkiri
unutmak: goç̆k̆ondu
unutulmaması gereken: (unutulmayacak) ugoç̆k̆ondinoni
unutulmamış: (unutulmayan, unutmadan) ugoç̆k̆onde
usta: usta, moxele
ustura: skuafi
utanç: oncğoro
utanmak: (utanma bilmek) oncğoroş oçkinu
utanmak: (mahçup olmak) oncğoroş oqopumu
utanmaz: (arlanmaz) uoncğore
uyandırmak: gok̆uʒxinu
uyanmak: gok̆uʒxu
uyarmak: nok̆uʒxinu
uydurmak: (palavralara eklemek) udgu
uydurmak: (uydurmak veya benzerini yapmak, taklit etmek suretiyle benzerini yapmak, deneme yanılma yoluyla uydurmak) muçkvinu
Anahtarı uydurup kapıyı açmışlar/K̆ila muçkvinerenan do nek̆na kogonʒ̆k̆erenan.
uygun: moxva
uyku: nciri
uyku küpü: (çok fazla uyuyan, uyku bağımlısı) ncirişguda
uykusuz: unciru
uymak: (cansız varlıkların birbirine uyması) ok̆oxtu
uysal: sefala
uyu: inciri
uyuklamak: (oturduğu yerde uyuya kalmak) oliru
uyumak: onciru
(içeride uyumak, sırt üstü uyumak: amanciru
odanın içinde uyumuş/odas amancireren)
(dışa doğru uyumak, geç saate kadar uzunca süre uyumak: gamanciru
berek gale gamacans/çocuk dışarıda uyuyor)
(yanında, yan tarafta uyumak: gelanciru
içeride uyumuş (uzanmış)/doloxe kogelancireren)
(altına uyumak, alt tarafına uyumak, örtülü bir şeyin altında uyumak: geʒ̆anciru
kertenkele saçağın altında uyumuş (uyuya kalmış)/txalarik otveş tude kogeʒ̆ancireren)
(üzerin(d)e uyumak, üst tarafında uyumak: gejanciru
köpek otun üstünde uyumuş/coğorik tipiş jin kogejincireren)
(ardı sıra uyumak, peş peşe halde uyumak: golonciru
yılanlar peşi sıra dizilmişler bu şekilde uyumuşlar/ʒ̆iʒ̆ilapek golinsvarerenan do kogolincirerenan)
(arada uyumak, ortasında uyumak, ortada uyumak: goşanciru
ayı mısırın ortasında uyumuş/mtutik lazut̆iş ortas kogoşincireren)
(ön tarafına uyumak, ön tarafında uyumak: goʒ̆anciru
köpek kapının önün(d)e uyumuş/ coğorik nek̆naş ʒ̆oxle goʒ̆acans/coğorik nek̆nas kogoʒ̆uncireren)
uyuşmak: obuz̆g(in)u
uyuşuk: (uyuşuk halde) cuncuri, buz̆gineri, çiçia
uyuşuklaşmak: (miskin olmak, uyuşuk olmak) gocuncu
uyuşukluk hali: sap̆aroba
uyuşuk olmak: (uyuşuklaşmak) obutu
uyuz: msora
uzak: mendra
uzaklaşmak: omendranu
uzaklık: mendranoba
uzak olan: (uzaktaki) mendrani
uzaktaki: (uzakta olan, uzaklaşmış, yabancı) mendrane, mendraneri
uzaktan: mendraşen
uzanmak: (aşırı yorgunluk neticesinde baygın gibi bir yerde yatmak veya uzanmak, nalları dikmek, uyuşuklaşmak, sersemlenmek) gonsalik̆u
uzamak: oginz̆anu
uzatmak: moginz̆u
uzatmak: (germek) gonzdimu
uzman: maçkinere
uzman: (bilmiş insan, bilgili insan) çkinerk̆oçi
uzun: ginz̆e
uzun boğazlı: (ince uzun boğazlı insan) qaligonzderi
uzunca: moginz̆oni
uzunluk: ginz̆(en)oba
uzunlar: (eşyanın uzunları) doginz̆oci
içeride uyumuş (uzanmış)/doloxe kogelancireren)
(altına uyumak, alt tarafına uyumak, örtülü bir şeyin altında uyumak: geʒ̆anciru
kertenkele saçağın altında uyumuş (uyuya kalmış)/txalarik otveş tude kogeʒ̆ancireren)
(üzerin(d)e uyumak, üst tarafında uyumak: gejanciru
köpek otun üstünde uyumuş/coğorik tipiş jin kogejincireren)
(ardı sıra uyumak, peş peşe halde uyumak: golonciru
yılanlar peşi sıra dizilmişler bu şekilde uyumuşlar/ʒ̆iʒ̆ilapek golinsvarerenan do kogolincirerenan)
(arada uyumak, ortasında uyumak, ortada uyumak: goşanciru
ayı mısırın ortasında uyumuş/mtutik lazut̆iş ortas kogoşincireren)
(ön tarafına uyumak, ön tarafında uyumak: goʒ̆anciru
köpek kapının önün(d)e uyumuş/ coğorik nek̆naş ʒ̆oxle goʒ̆acans/coğorik nek̆nas kogoʒ̆uncireren)
uyuşmak: obuz̆g(in)u
uyuşuk: (uyuşuk halde) cuncuri, buz̆gineri, çiçia
uyuşuklaşmak: (miskin olmak, uyuşuk olmak) gocuncu
uyuşukluk hali: sap̆aroba
uyuşuk olmak: (uyuşuklaşmak) obutu
uyuz: msora
uzak: mendra
uzaklaşmak: omendranu
uzaklık: mendranoba
uzak olan: (uzaktaki) mendrani
uzaktaki: (uzakta olan, uzaklaşmış, yabancı) mendrane, mendraneri
uzaktan: mendraşen
uzanmak: (aşırı yorgunluk neticesinde baygın gibi bir yerde yatmak veya uzanmak, nalları dikmek, uyuşuklaşmak, sersemlenmek) gonsalik̆u
uzamak: oginz̆anu
uzatmak: moginz̆u
uzatmak: (germek) gonzdimu
uzman: maçkinere
uzman: (bilmiş insan, bilgili insan) çkinerk̆oçi
uzun: ginz̆e
uzun boğazlı: (ince uzun boğazlı insan) qaligonzderi
uzunca: moginz̆oni
uzunluk: ginz̆(en)oba
uzunlar: (eşyanın uzunları) doginz̆oci

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder